09.10.2010 10:55
Karakter boyutu :

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın her konuda yaptığı konuşmalar, Vatan yazarı Güngör Mengi tarafından şöyle değerlendirildi:

“AKP’de tansiyon yaratan sebepleri gidermek için Bülent Arınç dün yine sahnedeydi.

Sakin ama alaycı ve tehditkâr üslubu ile gereken mesajları adreslerine havan mermisi gibi gönderiyordu…

Belli ki AKP, Ergenekon sürecinin terbiye edici etkisi aşınsın istemiyor.

Bir de türbanla ilgili gelişmelerin kontrolünü başkalarına kaptırmamak fazlasıyla önemseniyor.

Türk Metal Sendikası eski Başkanı Mustafa Özbek, Ergenekon sanığı olarak 22 aydır tutuklu idi. Tahliye edilirken coşkulu açıklamalar yaptı.

Ve Arınç tarafından derhal uyarıldı:

“Mustafa Özbek tahliyesinin keyfini çıkarsın ama kabadayılık olmaz!”

Hangi sözü “kabadayılık” sayılmıştı?

Gazetecilere “Üç saat önce terör örgütü üyesiydim, teröristtim; şimdi özgür bir vatandaşım” demesi mi?

Yoksa “Bize karşı hiçbir delil ortaya koyamadılar, onun için de bırakmak zorunda kaldılar” sözleri mi rahatsız edici bulundu?

Belki de Mustafa Özbek’in söylemlerinden, Silivri’nin birçok mazlum ve mağdur yeni siyasetçi yaratacağı ihtimalinin sinyallerini almışlardı.

Çünkü Özbek konuşmasında laik rejimin önemini vurguluyor, iktidardan hınç almak için siyasete hazırlandığı işaretini veren sözler sarfediyordu:

“Hoca camide namazını kıldıracak, devlet adamı devlet işini yapacak. İmam devlet işine karışmayacak. Doğrusu bu değil mi?”

Ne yaptınız Ümit Hanım!

Türban yasağı konusunda TÜSİAD çözümden yana fakat dikkatli ve uzlaşmacı bir yol öneriyor.

Hedef, Başkan Ümit Boyner’in ağzından “Bireylerin yaşam tarzlarının toplumsal ve kamusal baskılara maruz kalmayacak bir seviyeye gelmesi” diye ifade edilmiştir.

Yani ne devlet türbanlıları “başını aç” diye zorlasın